Herkese merhaba, gecikmeli de olsa bütün arkadaşlarımın Kadınlar Gününü kutluyorum.
Uzun uzun aralar veriyorum bloğuma ama aldığım yoğun bir sipariş, bir tek bloğuma değil, hayatıma bile ara verdirtti diyebilirim. Önce 500-600 adet civarında yapmaya başlamışken 1000 adete çıkınca, sizleri epey ihmal ettim. Evde doğru düzgün bir yemek bile yapamadım dersem yeridir.
Hem iş hem de siparişi bir arada yürütünce aksamalar oluyor tabiki. Ama bu yoğunluktan şimdilik çıktım. Bu hafta içinde de beklediğim bir sipariş var eğer olmazsa rahatım. Fotoğraflar çok net çıkmadı, çünkü alelacele çektim. Bu kurabiyelerimde hazır şeker hamuru kullandım, hem kurabiye hamuru yoğurup hem de şeker hamuru yoğuracak zamanım yoktu maalesef. Geceleri 04:00 de yatıp sabah 07:00 de kalktım yetiştirebilmek için. Böyle siparişlerin en rahatsız olduğum kısmı, zamanın dar olması. Dar zaman insanı zaten panikletiyor, bir de aksilikler olunca panik halde sağa sola koşturuyor insan. Allahtan yüz akıyla çıktım bu işten. Artık önümde kimse duramaz:))
Bana gelince; dediğim gibi hayat durdu benim için, ertelenen buluşmalar, yapılacak işler, gidilecek yerler hep donduruldu tarafımdan. Ama işe gidip gelirken ağaçların çiçek açtığını görünce, mutluluktan yorgunluğum gitti diyebilirim. Çiçek açan ağaçlara baktıkça yorgunluktan içimde biriken hüznüm dağıldı. Her çiçek açan ağacı gördükçe dua ettim, şükrettim bu güzellikleri bizlere sunan Allahım'a. Elbette erken geldi bana göre bahar İstanbul'a, daha yağacak karların, yağmurların olması gerekiyordu. Eğer kurak bir yaz geçirirsek susuzluktan ne yaparız. Üstelik insanların vurdum duymazlığı da eklenince, inanın korkuyorum hastalıktan, mikroptan. Anlamsız su harcayan insanları görünce mümkün olduğunca uyarıyorum ama bazısı hak veriyor bazısı da azarlıyor beni.
Uzun uzun aralar verdikten sonra sıkmayayım sizleri, hepinize güzel ve mutlu bahar günleri diliyorum.

